Portekiz Lizbon’da Erasmus

Herkese merhaba! Ben Müjde Güneş. 2016’da Portekiz, Lizbon Üniversitesi’nde erasmus yaptığım sırada Hacettepe Üniversitesi’nde İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisiydim.

Erasmus Yapmaya Nasıl Karar Verdim?

Aslında Erasmus yapmak gibi bir planım yoktu, öylesine başvurdum ve farklı ülkelerden ve üniversitelerden seçim yapma şansım oldu. Bu yüzden nereyi seçeceğime dair hiçbir fikrim yoktu ve kararımı bir Erasmus toplantısında birkaç saniye içinde verdim. Bu “birkaç saniye” hayatımın en önemli anıydı çünkü biranda hiç tereddüt etmeden Portekiz’e gitmeye karar verdim. O an planları kader benim için yapıyormuş gibi hissettirdi.

Erasmus hakkında hiçbir duygu veya düşüncem olmasa da oraya gittikten sonraherkes şöyle diyordu: “Hayatının en önemli ve en mutlu zamanı olacak,Erasmus’unu Lizbon’da yaptığın için şanslısın. Asla pişman olmayacaksın.”Evet, haklıydılar asla pişman olmadım! (Sanırım bunda Erasmus’u en yakınarkadaşımla yapmanın etkisi büyüktü.)

Başlamadan önce, sizin için ilk ve en önemli tavsiyem şudur: Erasmus’taki her anınızın (hatta kötü olanların bile)tadını çıkarın ve yaşayın, çünkü geri döndüğünüzde bu anıların her saniyesini gülümseyerek ve özleyerek hatırlayacaksınız.

Lizbon’da Yaşam

Lizbon, Portekiz’in başkenti. Bir başkente göre fiyatlar oldukça makuldü, (Diğer şehirlerden sadece biraz daha pahalı), böylece insanların her zaman eğlenceli aktivitelere gücü yetiyordu. Benim dikkatimi ilk çeken şey her sokağın ve her binanın büyüleyici tarihi yapıları ve caddelerin ne kadar temiz olduğuydu. (Daha sonra her gece 4-5 civarında sokakların basınçlı su ile yıkandığına birkaç kez şahit oldum.) Bir de insanların çoğunlukla fakir olsalar da hep mutlu oluşları oldu. Çünkü paradan çok hayatlarından keyif almaya önem veriyorlar. Çok fazlapara kazanmadıkları gibi günlük hayatlarında da fazla para harcamalarına gerek kalmıyor.

Marketlerdeki en önemli ürünlerin fiyatları (özellikle Mini Preço’da)su (0,25 €), süt (0,30 €), yarım kg kıyma (5 €) gibi, gayet uygun. Ayrıca,dışarıda genellikle 10€‘dan daha düşük bir fiyata içecek de dahil olmak üzereyemek yiyebilirsiniz. Ekonomik bir alışveriş yapmak istiyorsanız, Primark’agidebilir ve özellikle giyim üzerine ihtiyacınız olan şeylerin çoğunu buradauygun fiyata bulabilirsiniz.

Portekizliler Çok Arkadaş Canlısı

Bir milleti tanımanın ve kültürleriyle tanışmanın en iyi yolu onlar gibi yaşamakve günlük hayatlarında yaptıkları sıradan şeyleri yapmaktır. Biz tabi bunubilerek yapmayı hedeflememiştik ama kendimizi bu durumda bulduk, çünküPortekizliler o kadar canayakın ve güler yüzlü ki, ülkeye hemencecikalışıyorsunuz. Hatta bence Türklerle Portekizliler benzer bir mizah anlayışınasahip, bu yüzden onlarla ettiğim hemen hemen her sohbetten çok keyif aldım.

Her Salı ve Cumartesileri şehrin en büyük bit pazarı olan -ve benim hayatımdailk ve son kez bir bit pazarının ortasında kahve içtiğim yer- Freia da Ladra /Mercado de Santa Clara’yı ziyaret edebilirsiniz. Orada, insanların yaşamtarzlarına daha yakından bakabilir, ayrıca ikinci el veya el yapımı eşyalardan anıolarak satın alabilirsiniz ve bu sizin için hem tarihi hem turistik bir gezi olabilir.

Not; Aşağıdaki resimde başımdaki güneş gözlüklerini 5 € oradan aldım.

Kolay kolay stresli bir Portekizli göremezsiniz, o kadar rahat insanlar ki bazenbu rahatlık işlerine yavaşlık olarak yansıyabiliyor, ki bu da bazen sinir bozucu olabiliyor. Örneğin bir market kuyruğunda sadece önünüzdeki 3 kişi için 15 dk beklemek zorunda kalabilirsiniz veya bir kafeye gittiğinizde siparişinizi vermeniz oldukça zaman alabilir.

Vize Hakkında Bazı Tavsiyeler

Devlet işlerinde de yavaşlıklar olabiliyor, örneğin vizemin süresini uzatmamgerekiyordu ve bana Portekiz polisi tarafından vizenin süresi dolmadan bir ayönce başvurmam gerektiği söylendi. Randevu almak için başvurduğumda,sistemin bana verdiği en yakın gün Ağustos ayındaydı. Bense haziran ayındaülkeme çoktan geri döndüm, bu yüzden iki ay boyunca vizem geçersizdi. Neyseki, bu durum bir problem yaratmadı, ancak sizin de aynı sorunu yaşamamanıziçin, Lizbon’a geldikten hemen sonra randevunuzu www.sef.pt’den almanızdaha iyi olur.

Lizbon’da Hava Durumu Nasıl?

Şubat ve Mart aylarında sert rüzgarlar nedeniyle hava çok soğuktu. Daha sonraNisan ve Mayıs aylarında hava ısınmaya başladı, ancak kuvvetli rüzgarlarzaman zaman devam etti. Haziran ayında rüzgarlar durdu ve sıcaklıkdayanılmazdı, bu yüzden insanlar özellikle öğrenciler yaz tatili için şehri terketmeye başladılar. Genel olarak kuvvetli rüzgar olmadığında hava Lizbon’daılıktır.

Dışarıdayken Çantalarınızı Sandalyelerinize Asmayın

Lizbon sokaklarında yürürken kendimi çok güvende hissediyordum ve bu kibarPortekizlilerin size zarar vermeyeceğini hissedebiliyordunuz. AMA Portekizhırsızları ve kapkaççıları ile ünlüdür. O kadar profesyoneller ki siz hiç farkınabile varmadan paranızı, cüzdanınızı hatta cep telefonunuzu çalabilirler.Türkiye’de alışık olduğumuz gibi çantalarınızı dışarıdayken sandalyenizeasmayın, her zaman değerli eşyalarınıza dikkat edin.

Ayrıca, öğrenciler olarak tuvalet veya kantine giderken eşyalarımızı sıranınüzerine koyarak yer ayırma adetimiz vardır. Örneğin, bir gün arkadaşım (Türk)deri ceketini sandalyeye astı ve dersin başlamasına daha 10 dakika vardı. Busürede kantine gittik ve geri döndüğümüzde dersin iptal edildiğini ve ceketinsehiçbir yerde olmadığını fark ettik. Etraftaki herkese sorduk gören oldu mu diyeama bulamadık. Üç hafta boyunca kayıp ceketten bir haber var mı diye okulungüvenliğini kontrol ettik ama maalesef ceketi bir daha görmedik…

Bu örneği anlatmamın amacı sizi korutmak değil kesinlikle, sadece uyarmak.Dediğim gibi, eğer dikkatli olursanız hiçbir sorun yaşamazsınız. Mesela, biz budurumdan kaçınmak için, gece dışarı çıkarken yanımıza hiç çanta almadık.(Gündüz eşyalarınıza göz kulak olmak kolay, ama sarhoş olursanız işler birazzorlaşır.) Çanta yerine montlarımızın ceplerini kullandık ve yanımıza sadeceyeteri kadar para, ev anahtarlarını, Lisbon Kart ve cep telefonlarını aldık.

Lizbon’da Ulaşım

Bazı üniversiteler kendi yurtlarında konaklama sağlıyordu ancak LizbonÜniversitesi bunlardan biri değildi. Bu yüzden, kalacak bir yer ararken bir hafta hostelde kaldım. Ben gitmeden önce benim kaldığım ‘Liv’in Lizbon Hostel’ için“booking.com” üzerinden rezervasyon yaptım ama bu hostel dışındaseçebileceğiniz daha birçok seçenek var ve bunlar çok pahalı değil. Daha sonraONDACITY adlı bir siteye denk geldim, diğer konaklama sitelerinden bir tıkdaha pahalıydı ama daireleri bana daha yeni ve temiz göründu.

Ayrıca, ellerinde Marques de Pombal adlı şehir merkezinde ben ve arkadaşım için mükemmel bir oda mevcuttu. Böylece, biz bir dairede ortak bir oda kiraladık ve kişi başına tüm faturaları dahil 225€ ödedik. Bizimle birlikte kalan diğer arkadaşlar (2 İtalyan, 1 Türk) kendi odalarında yalnız kaldıkları için yaklaşık 450€ ödediler. Ancak daha sonra, okuldan bir arkadaş, erkek arkadaşıyla birlikte mobilyalı bir daireyi tek başlarına her şey dahil 400€’ya kiraladıklarını söyledi. Ki bu dönem ortasıydı yani Türkiye’de olduğu gibi orada da sezona göre fiyatlar değişebiliyor ve yukarıda da belirttiğim gibi, seçenekler aslında çok çeşitli, sadece en uygun fırsatı kovalamanız gerek.

Lizbon’da Ulaşım

Ulaşım da kolay ve ucuz. Küçük bir şehir olduğu için zaten birçok yereyürüyerek gidebilirsiniz. Toplu taşımayı sıklıkla kullanacaksanız eğer, herhangibir metro istasyonundan bir Lisboa Card edinmeniz en mantıklısı. Aylık 36€ödeyerek her toplu taşımayı (otobüs, tramvay, tren, metro) sınırsız kullanmahakkınız oluyor. (2016 için söylüyorum, muhtemelen şimdi fiyatı dahayüksektir. Senenin başında bile 35€’du.) Şehirlerarası yolculuk için tren ya daotobüs tercih edebilirsiniz. Her ikisinin de fiyatları birbirine yakın, ancakoradaki otobüslerden bizim otobüs firmalarımızla aynı konforu beklemeyin. 🙂

Lizbon Üniversitesi’nde Eğitim

Kurslar başlamadan önce, oryantasyon programına katılma şansım oldu, ancak programın okul çevresinde yürüyüş turu yok. Böylece okulu kendimiz keşfettik. Okulda 5 ay boyunca keşfettiğimiz son şey, bizim favorimiz olan kantinlerden birinin alkol satmasıydı (sadece bira ve sangria). Bu kadar geç keşfettiğimiz için üzgünüz, çünkü bu keşiften sonra Portekizce kursları sırasında daha çok eğlendik.

Evet, üniversite yabancılar için A1 düzeyinde Portekizce kursu verdi, pahalı değildi. (Ayrıca bu kursu kendi üniversitenizden bir kursla da eşleştirebilirsiniz, ancak o zaman bilmiyordum, o yüzden yapamadım.) Öğrenmekten zevk aldım, ancak bazen dersler öğretim üyesinin monotonluğu nedeniyle gerçekten sıkıcıydı. Dönem sonunda sınava girersiniz ve sınavı geçerseniz sertifikayı ülkenize e-postayla gönderirler. Ancak, daha sonra kendinizi geliştirmezseniz, tüm sınıflar zaman ve para kaybına dönüşür. Ve sadece A1 seviyesinin konuşmak ve öğrenmek için yeterli olmasını beklemeyin.

Öğrenciler Dersleri Kendi İlgi Alanlarına Göre Seçiyorlar

Türkiye’deki çoğu üniversitede olduğu gibi zorunlu ders pek yoktu, öğrenciler dersleri ilgi alanlarına göre seçebiliyorlar. Okulun web sitesi sadece Portekizceydi bu yüzden sadece İngilizce olan dersleri bulmak benim için çok zordu. Aldığım 5 dersin sadece iki tanesi İngilizceydi diğerleri Portekizceydi ve derslere katılım zorunluydu. Dili Portekizce olan derslerin hocalarından ikisi derslere gelmememize izin verdi çünkü hiçbir şey anlamıyorduk ve bu iki hocadan da bir tanesi bize okulda ücretsiz olarak özel ders vermeyi teklif etti, o dersteki açığımızı bu şekilde telafi edebildik. Pek bir şey anlayamasak da devamsızlık yapmamız tolere edilmediği için diğer Portekizce olan derse düzenli olarak katıldık, neyse ki dersin materyali yarı İngilizce ve yarı Portekizceydi.

Her nasılsa, derslerden dördünü geçmeyi başardım ve bunun bir kısmınıPortekizce olan derslerden biri için ödevlerimiz ve sınavlarımız hakkında bizeyardımcı olmayı teklif eden uluslararası öğrencilere borçluyum. İngilizce olanderslerin birinden kalmamın sebebi ise dersin sınıfını bir dönem boyuncabulamamış olmam. Dönemin sonunda tesadüfen öğretim görevlisini buldum vedersin her hafta farklı bir sınıfta yapıldığı ortaya çıktı. Ne yazık ki, oradaki ABOfisi, benim kendi üniversitemin aksine, sorunlarımızın çoğunda pek yardımcıolamadı, bu yüzden bu durumu daha erken fark edemedik.

Sınavlar Hakkında Konuşalım

Sınav stilleri benim için ilginçti çünkü öğrenciler sınavlardan önce okuldanstandart bir sınav kâğıdı alıyordu. Her sınav için bu kâğıdı, tükenmez kalemi(kurşun kalem değil), bir adet yapıştırıcıyı ve bir fotoğrafınızı getirmelisinizçünkü fotoğrafı sınav kağıdına yapıştırıyorsunuz (Tabii ki sınavdan önce deyapıştırabilirsiniz fakat kurşun kalem kullanılmadığı için hatalarınızı silmeşansınız yok. Yanlış yazdığınız şeyler için yeni bir kâğıda geçmekisteyebilirsiniz, bu yüzden fotoğrafı sınav bittiğinde yapıştırmak en mantıklısı.

Ayrıca foto baskısı pahalı olduğundan öğrenciler kırtasiyeden renkli çıktı şeklinde çoğaltmayı tercih ediyordu, biz de öyle yaptık.) Sınav zamanı öğretim görevlisi size soru kağıdını dağıtıyor ve sorular genellikle derste işlemediğimiz eserleri içeriyordu. Bu yönteme gerçekten saygı duydum ve çok sevdim çünkü öğrenciler şiir gibi bir sanat eserini analiz ederken daha özgür oluyor. Böylece sınav kağıdınız- bir edebiyat dersinde olması gerektiği gibi- hoca tarafından öğretilen ve ezberlenmiş tek bir analize göre değil, kendi düşüncenizi ne kadar iyi desteklediğinize göre puanlanıyor. Benim için bir başka ilginç şey de notların açıklanmasından sonra öğretmenin sınav kağıdını size geri vermesi ve kâğıdın sizde kalmasıydı. Buna şaşırdım çünkü burada, Türkiye’de, kendi cevaplarımızın fotoğrafını çekmemize bile izin verilmiyor.

Lizbon’da Gece Hayatı

Gece hayatının ve Erasmus’un tadını sonuna kadar çıkarmak için, ErasmusStudent Network ve Erasmus Life Lisboa’nın etkinliklerini takip etmenizişiddetle tavsiye ederim. (Bu arada “Pişmanlık yok” ELL’nin sloganı.) Onlaranasıl ulaşacağınız konusunda hiç endişelenmeyin, çünkü sizi daha okulun ilkgününde, oryantasyon programında bulacaklar. Bunun dışında, Lizbon’da ikiünlü yer var: Bairro Alto’da bulunan“Erasmus Corner” ve “Pink Street.”

Geceye başlamadan önce insanlar, özellikle öğrenciler, ‘botellon’ yapıyor, yanibirlikte alkol almak ve sosyalleşmek için halka açık bir alanda toplanıyor,böylece kulüplerde veya diğer yerlerde alkole daha az ödüyorlar. Botellongenellikle (Jardim de Sao Pedro de) Alcantara’da yapılır, çünkü Erasmus Corner’a çok yakın. Gece de genellikle Erasmus Corner’da başlar ve Pink Streetveya kulüplerde sona erer.

Benim zamanımda en ünlü gece kulübü Urban Beach Club’dı. Bir başka ünlü kulüp, aynı zamanda benim favorim, olan Place, maalesef iki yıl önce kapatılmış. 🙁 Lizbon’da insanların gece hayatından keyif almalarının nedenlerinden biri, alkolün ucuz olması ve Portekizlilerin eğlenmeyi sevmesidir. Bir büyük bardak bira 0,50€ iken sangria sadece 2€, gerisini siz düşünün.

Yiyecek İçecek

Deniz ürünlerini seviyorsanız, Portekiz yemeklerini çok seveceksiniz, bu konuda gerçekten çok başarılılar ve yelpazeleri geniş. Tatlıları ise genellikle çok fazla şeker ve yağ içeriyor çünkü kızarmış şeyleri tatlı olarak yemeyi seviyorlar ki bu pek benim tarzım değil. Ancak, en ünlü tatlıları Pastel de Nata veya orijinal adıyla Pastel de Belem’dir ve ben de dahil olmak üzere bu tatlıyı sevmeyen birini hiç görmedim. Uzuuun bir kuyrukta beklemeniz gerekse de Belem’e gidip bu tatlıyı kendi mutfağında yemenizi tavsiye ederim.

Portekizliler bu tatlının yanında bi de espresso içerek kahvaltı yapıyorlar. Bir kafeye gittiğinizde kahve sipariş ederseniz büyük ihtimalle size espresso (1.25€)getireceklerdir. Çoğu mekanda filtre kahve seçeneği olmadığından, canımızın istediği kadar kahve içmek istediğimizde Starbucks’a gitmeyi tercih ediyorduk.Tam olarak fiyatını hatırlayamasam da orta boy filtre kahve Starbucks’ta 3€civarındaydı. Hemen hemen her köşede “döner” yapan bir yer bulabilirsiniz.İçeriği Türkiye’dekilerden çok daha çeşitliydi ama bence çok lezzetliydi. Ancak Portekiz mutfağının yemekleri benim damak tadıma pek hitap etmiyordu, bu yüzden Türk yemeklerini çok özledim ve evde pişirmeyi tercih ettim. Hatta bir keresinde taze fasulye ve pilav yapıp ev yemeklerimizi özleyen Türk arkadaşlarımı davet etmiştim.

Gezilecek Yerler

Kısa sürede olabildiğince çok yeri ziyaret etmek ve şehrin tarihi hakkında bilgi almak istiyorsanız, “tuk-tuk” sizin için en iyi seçenek! Tuk-Tuk ülkenin yerlisi tarafından kullanılan mini bir araç. Onları Praça do Comércio’da bulabilir ve yaklaşık 2 saat boyunca kiliseler, katedraller, ünlü sokaklar, önemli tepeler gibi şehrin büyük bir bölümünü oraların tarihi ve insanların yaşam tarzı hakkında bilgiler öğrenerek ziyaret edebilirsiniz. Ne kadar kalabalık olursanız, kişi başı fiyat da o kadar düşük olur.

Lizbon’da ziyaret etmeniz gereken birçok yer var ama hepsini burada listelemeyeceğim, çünkü büyük ihtimalle onları (küçük bir şehir olduğu için)kendiniz keşfedeceksiniz ve Cascais Carcavelos, Costa da Caparica (Bu ikisiözellikle sörf yapmak için önerilir) ve Almada gibi ünlü yerler hakkında birçokkişiden tavsiye alacaksınız.

Benim Lizbon’daki favori tarihi mekanım St. George Kalesi’ydi, (Castelo do S.Jorge) çünkü şehirdeki en iyi manzaralardan birine sahip. Duvarında oturup şehri gün batımında izlemeyi çok seviyordum. (Bu aktivite için içeri girip ödeme yapmak zorunda değilsiniz.) Ayrıca, en sevdiğim etkinlik bu şehirde herhangi bir yerde gün batımını izlemekti, çünkü nereye giderseniz gidin manzaraya aşık oluyorsunuz. Portekizliler de bunun farkında ve şehrin tepeleri ve binaların terasları gibi bazı yerlerde toplanıp gün batımını arkadaşlarıyla içerek seyretme alışkanlığına sahipler. Bu bir nevi ön-botellon gibi ve bu aktivite için en popüler yer Miradouro de Santa Catarina.

Maalesef, Erasmus yaparken diğer ülkeleri ziyaret etme fırsatım olmadı, ancak Portekiz’in bazı şehirlerini ziyaret edebildim: Evora, Porto, Coimbra, Algarve. Evora’yı ziyaret ettiğim dönemde öğretmen olmak istemememe rağmen Evora Üniversitesi’nde ders vermek istedim, çünkü şimdiye kadar gördüğüm en güzel tarihi üniversite.

Porto’ya gittiğinizde bir gününüzü tamamen Crystal Palace’a ayırmanızı tavsiyeederim; çünkü hem içi çok büyük hem de keşfetmekten keyif alacağınızmuazzam bir yer.

Coimbra’ya ESN ile birlikte Queimas das Fitas Festivaline katılmak için gittim,bu festival her yıl Coimbra Üniversitesi tarafından düzenlenen muhteşem vegörkemli bir mezuniyet töreni. Mümkünse buna katılmanızı da şiddetle tavsiyeediyorum, çünkü o gün benim en unutulmazlarım arasında yerini aldı bile.

Algarve Portekiz’de bir bölge, ben ve en yakın arkadaşım burayı haziran ayında doğum günü (ki aynı gün) tatilimiz için tercih ettik. Lagos ve Faro’yu ziyaret ettik, su yüzülemeyecek kadar soğuk ve tuzlu olsa da o kadar berraktı ki, dayanamadık atladık ve insanların şok olmuş bakışlarını görmezden gelerek 20 dakika kadar suda kalmayı başardık. Manzarası o kadar güzel bir yerdi ki kaldığımız süre boyunca cennette gibi hissettirdi ve bu tatil bu harika ülkeye güzel bir veda oldu bizim için.

Özetle…

Sonuç olarak, Portekiz’de öğrenci, turist, vatandaş ve her şey olmaktan çokkeyif aldım. Erasmus için Portekiz’e karar verdiyseniz veya gitmeniz gerekiyorsa, endişelenmeyin sadece sevinin çünkü hayatınızın en unutulmaz dönemi olacak! Umarım bu yazı çok uzun olmamıştır ve sizin için faydalı olur.Aslında, bunlar anılarımın sadece çeyreğinin çeyreği olabilir; burada yazamadığım çok şey var, bu yüzden başka sorularınız ve merak ettiğiniz bir şey varsa bana mesaj atabilirsiniz. Unutmayın ki: Pişmanlık yok!


Diğer Portekiz Yazılarımızı Okumak İçin Tıklayabilirsiniz


Eğer düzenli olarak bildirim almak istiyorsanız, ABOUT ERASMUS TELEGRAM GRUBU‘na dahil olun. Bu sayede ERASMUS İLE İLGİLİ SORULARINIZI DA SORABİLİRSİNİZ.

Biz birbirine yardımcı olmak isteyen büyük bir aileyiz ve seni de bekliyoruz!

https://t.me/AboutErasmus

lizbon erasmus lizbon erasmus lizbon erasmus lizbon erasmus lizbon erasmus lizbon erasmus lizbon erasmus lizbon erasmus

Average rating 5 / 5. Vote count: 5

Portekiz Lizbon’da Erasmus” için 2 yorum

  1. Yazınızı çok bilgilendirici,teşekkürler. Okuduğunuz okulun dili ingilizce miydi portekizce mi? Dersleri hangi dilde aldınız?

    1. Rica ederim. 🙂 Ağırlıklı olarak dili Portekizce olan dersler var fakat yukarıda da belirttiğim gibi aslında her dönem İngilizce ders açılıyormuş fakat sitenin dili Portekizce olduğu için ben o dersleri bulamadım ve sadece 2 tane İngilizce ders alabildim. Aldığım diğer 3 dersin dili Portekizceydi onları da içeriğine göre kendi okulumdan derslerle eşlettim. AB Ofisi bu konularda pek yardımcı olamamıştı bize ve öğretim görevlilerini de nedense odalarında bulamıyordum hiçbir zaman. Her üniversite gibi Lizbon Üniversitesi’nin de ekle-sil haftası oluyor, bu durumda erkenden giderseniz ve okuldan birkaç arkadaş edinirseniz en iyi yardımı yine okulun öğrencileri sağlayacaktır. Ya da Portekizce bilen biriyle birlikte ders seçimi yapmak da mantıklı bir çözüm olabilir bu duruma, ki üzerinden neredeyse 5 yıl geçti; belki de okulun sitesini yenilemişlerdir ve İngilizce dil seçeneği de mevcuttur şimdi. 🙂

Bir cevap yazın